Şuan Sitemiz de 68 Kişi Bulunmakta!!! (İZLEMEK İÇİN TIKLA)
Anasayfan YapFavorilerine EkleE PostaPlayerHarita
Yeniceoba

Yeniceoba'nın Özgün Sesi!
Yeniceobaa Google   
Bugün 10.02.2012 
A.SAYFAFORUMHABERLERDOSYALARYAZILARRESİMLERVİDEOLARKÖŞE YAZISIBEDAVA SİTEMODÜLLERZ.DEFTER
  Üyelik      Hatırla    Yeni Kayıt - Şifremi Unuttum -      Aklından Neler Geçiyor ? CANLI DESTEK
» KARA KEKİK ( DEDEM VE NENEM) Önceki  Sonraki

Geçtiğimiz hafta sonu babamın doğup büyüdüğü, dedemin bir zamanlar kır atıyla rüzgar

gibi estiği, coğrafyaya bir gezinti yaptık.

Amcamlar, halamlar, kuzenler, gelinler, damatlar vs. vs… toplandık her seferinde olduğu

gibi. Eskilerden konuştuk, gidenleri yad ettik, kalanları andık, yanımızda olamayanların

kulaklarını çınlattık. En çok da babaannemle dedemden bahsettik her zaman olduğu gibi…

Özellikle dedemle ilgili sohbetlere bir türlü doyamıyorum. Belki de onu hiç tanımamış,

tanıyamamış olmanın verdiği bir açlık bu. Hatta bundan eminim.

Dedem ki, lakabı Kara Bıçak Ramazan Efe. Zamanının gözü pek, gönlü tok, dağlara, kekik

kokularına aşık; at, avrat, silahtan başka dünyalık düşünmeyen bir yağız adam. Ne acıdır

ki Ramazan dedemi bir kerecik olsun rüyamda dahi göremedim. Bu yaşımdayım,

göremedim. Görsem asla unutmam çünkü. Bu yüzden her seferinde anlattırırım onu

tanıyan birine rastlarsam, böylesi büyük boy sülale toplantılarında.

Ramazan Aydın. Benim dedem. 1891 Muğla Köyceğiz’e bağlı Elcik köyünde doğmuş. Esmer,

uzun boylu, tüm zamane kızlarının hayallerini süsleyen bir deli yiğit. Babamı değil de

amcamı benzetiyorlar daha çok dedeme. Babam mavi gözleri, buğday teni, kumral saçları

ile babaanneme daha çok benziyor. Babaannemi tanıma fırsatım oldu, bu yüzden şanslıyım.

O, dedemden çok daha uzun bir yaşam sürdü… Bodrum’ da bizim yanımızda kaldığı

dönemlerde anlattığı masalları, hikayeleri ve dedemin adının geçtiği anılarını dinlemekten

büyük haz duyardım… Sarı Kız Fatma… Gözleriyle nice yiğidin aklını başından alan, bakanın

engin denizlerde kaybolur gibi kaybolduğu o masmavi boncuk gibi gözler, altın sarısı

saçlar, beline kadar uzanmış, kırk melik örülmüş, bir güzel ki dedemi ilk görüşte vurmuş

can evinden… Daha 17 sinde Fatma Kız… Dedem kır atıyla gelmiş atmış terkisine kaçırmış

nenemi…Üç evlat vermiş nenem ona, babam, amcam ve halam…

Fakat doyamamışlar birbirlerine… Dedem yaşadığı zorlu hayatın etkisinden olacak akciğer

kanserine yakalanmış, babam 4 yaşındayken göçüp gitmiş bu dünyadan…

Birinci dünya savaşında Yemen’ de Ali İhsan Paşa’ nın komutasındaki birlikte İngilizlerle

savaşmış dedem. Savaş sonunda Osmanlı Devleti ile İngilizler arasında imzalanan barış

anlaşmalarından sonra, İstanbul’u işgal eden İngilizler ve yerli işbirlikçilerin yardımlarıyla

aslı astarı olmayan, bi dolu uydurma suçla, asker, sivil bürokrat ve onlarca vatanperver

Malta’ya sürülerek esir edilmiş. Kumandanı Ali İhsan Paşa ve dedem de bunların arasında

imiş. 29 mart 1919.

Malta’da iki buçuk yıl esaret hayatı yaşadıktan sonra, İstanbul’da Ankara Hükümeti’nin siyasi

temsilcisi Hamit Bey ile İngilizler arasında Anadolu’daki İngiliz esirleriyle Malta’daki Türk

esirlerinin değiştirilmesi hakkındaki anlaşmanın imzalanması ile memleketine dönmüş

dedem, yıl 1921…

Kurtuluş Savaşı’nın tam ortasına hem de. Asker dedem durur mu? Bu kez de Afyon

cephesinde Yunanlılarla çarpışmış omuz omuza. VATAN düşmanlardan kurtulup savaş

bittiğinde dönmüş memleketine…

Görünüşte civan gibi sapasağlam. Ama taaa o zamandan başlamış hastalık sinsi sinsi içine

işlemeye.İşte o zamanlarda neneme tutulmuş dedem… Sarı Kıza… Civarın kara kekik kokan

Sarı Kızına… Gözlerine vurulmuş, saçlarına vurulmuş, altın başaklar gibi beline dökülen sarı

saçlarına… Almış kaçırmış…

Elcik köyünün aşağı kısmında derin bir vadide çağlayan bir nehir yatağı… Orayı mesken

edinmiş dedem… Babadan kalma değil, satın almış… Suyun gücünden yararlanarak bir

değirmen inşa etmiş… Çevre ahalinin uğrak yeri olmuş bu değirmen deresi. Atlara da aşırı

düşkünlüğü varmış rahmetli dedemin. Elliye yakın at besliyormuş arazisinde ve hepsini

çifte, harmana, hasata koşuyormuş… Geçiminin bir kısmını da bu yoldan sağlıyormuş.

Nenem yanında, atları yanında bir de demiştim ya silaha aşık… Avcılığa da merakı varmış…

Geyik, tavşan ve tarlalarını korumak için domuz avlarmış… EN ÇOK KIR ATINI SEVERMİŞ…

Amcam ve halam onu hep kır atının üzerinde hatırlıyorlar.

İyicene tarif edin diyorum anlatanlara… Ne giyerdi? İngiliz külot pantolonu, körüklü

çizmeleri, gömleği ,cepkeni, omzunda çifte namlulu İngiliz sarması silahı, kuşağında kara

saplı bir kama ve babamın hala gözü gibi sakladığı köstekli saati.

Dedem çevresi tarafından sayılıp sevilen, daima güçsüzün yanında olan, zorbaların

korktuğu , lafı sözü dinlenen bir efsaneymiş…en yakın arkadaşları Saraç Mehmet Efe,

Süleyman Dağdelen, Dağdelen Ahmet Efe, Çerkes Cemil Efe imiş, hem silah arkadaşları hem

gönül dostları…


Dedem, bu kara yağız adam, bu kara bıçaklı efe 1950 yılında amansız bir hastalığa

yakalanıyor… Halamla amcamın anlattıklarından yola çıkarak ben diyorum akciğer kanseri,

kan kusuyormuş çünkü son zamanlarında… 1949 yılında babam dünyaya geldiğinde sanırım

dedem öleceğinin bilincindeydi… Vücudunu gün be gün saran illetin farkındaydı ki yeni

doğan oğluna kendi adını veriyor… Ramazan oğlu Ramazan Aydın.

Ve ne yazık düşündüğü gibi oluyor 1954 yılının mayıs ayında doyamadığı Fatma’ sını ve

çocuklarını geride bırakarak hakkın rahmetine kavuşuyor…Nenem gencecik yaşında en

büyüğü 18 en küçüğü 4 yaşında üç çocukla tek başına kalmış. Ama asla dedemden sonra

evlenmemiş. Evini yuvasını bırakıp gitmemiş. Amcam değirmen işini devralmış. Geçinip

gitmişler her biri birer yuva kurana kadar.Çok iyi hatırlıyorum nenem elden ayaktan

düşene kadar o tek odalı Koca yadigarı evini terk etmedi. Biz bayramlarda ziyaretine

gittiğimizde, on, on beş tane kedisi bir o kadar keçisi ile hep orda kocasının ocağını

tüttürür bulurduk onu. Evine geleni yemek yedirmeden göndermezdi. Tanısın tanımasın.

Değirmene buğday öğütmeye gelen köylülerin uğrak yeriydi nenemin mekanı… Her zaman

yeni pişmiş bazlaması olurdu çıkınında. Sıcacık, buram buram hasret kokan… keçi

sütünden yapılmış peynirler, yoğurtlar, tereyağları… ambarında buğdayı, inciri, nohutu

fasulyesi… H aa bir de yayık ayranı… İçmeye doyamadığımız buz gibi köpüklü ayranı…

Nenem hep kara kekik kokardı. Çünkü sürekli kulağının arkasında bir tutam kara kekik dalı

taşırdı. Mor çiçekli bir tutam kara kekik. Dedem çok severmiş o kokuyu. Nenem kekik

kokardı , dedem nenemi koklardı sanki hep… Nur içinde yatın dedeciğim, neneciğim,

cennet mekanınız olsun.

Keskin dilim, bazen kimseyi umursamayan tavırlarım yüzünden, haksızlıklar karşısında

hiddetlenip, celallendiğim zamanlarda annem hep der:

- Eee ne de olsa Kara Bıçak Efe’nin kanını taşıyor bu kız, diye

Biz torunları, çocukları, gelinleri, damatları hep bir araya geldiğimizde sanki dedemle

nenem yanımızdaymış gibi hep onlardan bahsederiz işte böyle…

Gecenin sonunda, yaktığımız ateşin çevresinde amca oğlu Burhanettin Abimin sazı

eşliğinde dedemin en sevdiği türküleri çalar söyleriz. Bu sefer sohbeti şu türküyle kapadık.


…. Odam kireç tutmuyorrrrr
…. Kumunu katmayıncaaaaa
….. sevda baştan gitmiyorrrr
….. sarılıp yatmayıncaaaaa

….. odam kireçtir benimmmmm
…… yüzüm güleçtir benimmmmm
…. Soyunda gir yanımaaaaaaaa
……. Terim ileçtir benimmmmmm

Gözlerimi kapıyorum, dedemi hayal ediyorum… Kır atının üzerinden bana bakıyor…

Dudakları sımsıkı bir çizgi gibi kapalı olsa da bana gülümsüyor, bunu o üzüm karası

gözlerinden anlıyorum…Dedem , dedeciğim! Bekle sen orda beni, bir gün mutlaka

karşılacağız… Neneme kavuştun bize de kavuşacaksın… Selam olsun size Kara Bıçaklı

Ramazan Efe ile Sarı Kız Fatma Hatun… Selam olsun….
 

   
» Hikayeler Ara
Başlıklarda : İçeriklerde :
 » Benzer Hikayeler
» Modüller
Islamiyet İçerik 621
Ödevler İçerik 682
RuyaTabirleri İçerik 612
Yemektarifi İçerik 554
OrguElIslemeleri İçerik 768
Siirler İçerik 197
Filmler İçerik 127
Ekartlar İçerik 171
Oyunlar İçerik 47
Kitaplar İçerik 28
Biyografiler İçerik 71
Sorgulama İçerik 74
Hikayeler İçerik 153
Fıkralar İçerik 47
Dizi İçerik 98
» Hikayeler Kategorileri
1 1
AŞK Hikayeleri 34
2 1
Ata Sözü Hikayeleri 15
3 1
Dede Korkut Hikayeleri 12
4 1
Deyim Hikayeleri 23
5 1
Esrarengiz Gerçek Hikayeler 17
6 1
Dini Hikayeler 27
7 1
Eski Masal Hikayeleri 23
8 1
Yeniceoba Hikayeleri 2
 » Son Hikayeler
» Hikayeler İstatistikleri
» Ust Kategori (8)
» Alt Kategori (8)
» Hikayeler (153)
» Okunma (29039)
» Yorum (5)
» Toplam Adettir
» İframe

Yeniceoba, Yeniceoba Telefon Rehberi, Yeniceoba Fm Radio Radyo, Yeniceoba Sesli Sohbet Odasi Chat, Yeniceoba Resimleri, Yeniceoba Video, Yeniceoba Videos, Yeniceoba Haberleri, Yeniceoba Firmaları, Yeniceoba Ilanları, Yeniceoba Köşe Yazıları, Yeniceoba Hikayeleri, Yeniceoba Tv Televizyon, Yeniceoba Fıkraları, Yeniceoba Ünlüleri, Yeniceoba E-Kartları, Yeniceoba Filmleri, Yeniceoba Şiirleri, Yeniceoba Meşur Yemek Tarifleri, Yeniceoba Mobese Kamera Canlı İzle, Yeniceoba iş ilanları, Yeniceoba Faceebook, Yeniceoba Faceebook Hesabı, Yeniceoba Otomotiv, Yeniceoba Kasabası, Yeniceoba Festivali, Yeniceoba Lisesi, Yeniceoba Belediyesi, Yeniceobam, Yeniceoba atatürk ilköğretim okulu, Yeniceoba cumhuriyet ilköğretim okulu, Yeniceoba mehmet zeki kart ilköğretim okulu, Almanyanın Geçim kaynakları.

» CopyrightYukarı Git
2o11 © Copyright
Full System - © KeÇeCi
Made in Yeniceoba
IncowSayfasi.Tk - Kozan Bilgi - Siteni Ekle